Yıl 2035... Yüksek yerlerde barınmak için yer arayan insanlar büyük bir karmaşaya neden olmaktadır. Ajansların verdiği haberlere göre Hollanda, Belçika, Danimarka gibi yaklaşık bir yıl önce sular altında kalmış yerlerden Güney Doğu Asya'ya doğru göç edenlerin sınırlarda kendilerini kabul etmeyen ülkelerin askerleri ile çatışmaları sürmektedir. Elverişli oldukları için deniz seviyelerinde üretimi sürdürülen bazı tarım ürünlerinin yetiştirilememesi büyük beslenme sorunlarına yol açmaktadır. Ülkeler, halkın daha çok buğday, arpa, çavdar gibi daha yükseklerde yetişebilecek ürünleri yetiştirmeleri için yönlendirmektedir.
A.B.D'nin Everest dağı, Pamir ve Tibet platoları gibi alanlara önde gelen zenginlerini taşıması, suların 8800 m'lik bir yükseltiyi dahi bulabilecek kadar yükselebileceği ile ilgili şüpheler yaratmaktadır. Türkiye'de Doğu Anadolu Bölgesine doğru meydana gelen hızlı göçler bölgede büyük sorunlar meydana getirmektedir.
Belki yılını söylerken yanılmış olabilirim fakat yıllarca coğrafya bilimini yakından takip etmiş biri olarak yukarıda anlatığım varsayılmış olaylar çok daha vahim bir şekilde gerçekleşecektir. Önce küresel ısınma, sonra kutup ve dağ buzullarının erimesi, sonra Dünya'nın büyük bölümünün sular altında kalması... Anlamı kalmamış Dünya'ya sahip olma hırsı ve zenginlikler...
Pekiyi de nedir bu küresel ısınma? CO2 ve ısıyı tutan diğer gazların miktarındaki artış, atmosferin ısısının yükselmesine sebep olmaktadır. Ayrıca bu gazlar sera etkisi yaratarak Atmosfer'in içinde binlerce küçük Atmosfer yaratarak sıcaklığı başka alanlara taşıma özelliğine sahiptir. Bu durum zamanla çok daha fazla buzulun erimesi veya bazı alanlarda da tam tersi yoğun bir sussuzluk dönemi demektir. Evrimci bilim adamı James Lovelock "Gaia" olarak bir canlı olarak düşündüğü Dünya'nın kendisine yapılanlara karşı bir öç alma dönemi oluşturacağını ve milyarlarca insanın öleceğini söylemektedir.
Bu durumda "Yıllardır bunlar hep söylenir, buzullar yıllardır eriyor fakat bahsedildiği gibi felaketin çok belirgin belirtileri yok" denebilir fakat uzaydan alınmış bazı görüntülerde bu erime çok belirgin olarak maalesef görülüyor. Ayrıca günümüze kadar Güney Kutbu buzullarının daha fazla eriyor olması çok büyük tehlike yaratmıyordu çünkü bu buzulların daha çok deniz üzerinde oluştuğunu biliyoruz, yani eridiklerinde deniz seviyesinde fazla bir değişiklik yapmayacaklardır. Fakat daha çok kara üzerinde oluşmuş Kuzey Kutbu buzulları ve dağ buzullarının erimesi tam bir felaket olacaktır. Bu mavi gezegenin milyarlarca yıl aynı güzelliği ile yaşaması dileklerimle...

0 yorum :

Yorum Gönder

 
Haftadan Kalanlar
Top