Büyük şair Attilla İlhan " Ben sana mecburum bilemezsin, adını mıh gibi aklımda tutuyorum " derken üzerine aslında çok şey eklenmeyecek kadar güzel anlatmıştır gerçek aşkın nasıl olabileceğini. Love story, Casablanca gibi filmlerin hala akıllarda kalmasının nedeni de bu güzel duygunun tanımını çok iyi yapmalarından kaynaklanmaktadır diye düşünüyorum. Binlerce metre derinlerde bir istiridye içinde çıkarılmayı bekleyen ve Vurgun yeme pahasına çıkarılmış bir inci tanesi , karlar erimeye başlarken yüzünü gösteren kardelen çiçeği gibi özel olmalıdır aşk.
İnsan yüreğinin, teknolojinin mekaniği ve neon ışıkları içinde giderek yalnızlaştığı kent kalabalıklarında " yalnız değilsin " diyebilecek bir ses, savaşların, cinayetlerin, çocukların başına sokak kelimesinin getirildiği duygusuz bir dünya kışında, bahar mevsimi ılıklığında " seni seviyorum "u duyabilmektir aşk. Bir köy evinin toprak damında gökyüzünde ki yıldızları izlerken kayan yıldızlarda adına dilek dilemek ve bir şiir yazmaktır.
Her aşk biraz mahçup söylüyor aslında sadakatini aldatmaların övünçle anlatıldığı günümüzde. " Bir tek gülü sevdim birde seni " diyebilenlerin sayısı giderek azalıyor, türü yok olmaya yüz tutmuş bir canlı gibi üç harfin bir araya geldiği ve cep telefonu mesajlarının içinde bir tüketim malzemesi olarak kontür harcıyor artık aşk... Saygılarımla...

0 yorum :

Yorum Gönder

 
Haftadan Kalanlar
Top