Futbolda hangi mevkide oynadığınız özellikle amatör futbol karşılaşmalarında önemlidir. Örneğin halı saha maçlarına dikkat ederseniz kimse kaleci olmak istemez. Küçük yerleşme alanlarının toprak sahalarında futbol oynamaya çalışan gençlerin büyük çoğunluğu forvet oynayıp gol atarak kendilerini göstermeye çalışırlar. Amatör olarak futbol oynadığım yılların toprak sahalarında hiç bir arkadaşımızın gönüllü olarak kaleye geçtiğine tanık olmadım. Daha sonra dışardan yaptığım gözlemlerimde de bu düşüncemi doğrulayacak bazı durumlarla karşılaştım.
Gol atarak tiribünlere koşan bir forvetin seyirciler üzerinde yarattığı etkiyi amatör karşılaşmalarda bir kalecinin yaratması biraz daha zordur. Bu nedenle kalecilerin hatırlandığı sahneler genellikle 90 diye tabir edilen köşelerden topu çıkardıkları veya penaltı kurtardıkları sahnelerdir. Bu nedenle forvetler bir filmin başrol oyuncaları gibidirler. Kaleye geçirilecek arkadaşlar genellikle koşmakta zorluk çeken, nefesi çabuk tükenen veya hiç olmazsa kalede dursun diyerek diğer mevkilerde pek bir şey yapamayacağı belli olan kişilerden seçilir.
Aslında kaleci olmak istememenin altında geride kalmak,birilerinin yaptığı hataların sonucunu yaşamak yani günah keçisi olmak gibi önemli bazı sosyolojik unsurlarda vardır. Penaltıya sebep olan futbolcuların kenara çekilip "hadi kurtar bakalım bizi" diyerek tam kalecinin burnunun dibine dikilmiş bir topu kurtarmasını beklemek gibi ona yüklenmiş çok önemli sorumluluklar vardır. Biz toplum olarak böyle sorumluluğu fazla olan görevleri pek fazla sevmeyiz. Forvette gol atıp star olmak veya kaybedilen bir maçta sorumluluğu dahi çok anlaşılmayacak mevkilerde olmak varken yenmiş gollerde günah keçisi olmaya aday bir kalecinin yerinde kim olmak ister ki.
Bu durumda Türkiye'de çok iyi kaleciler maalesef yetişememektedir. Profosyonel futbol kulüplerinin toprak sahalarda çırpınan kalecilere ulaşma olasılığının düşük olması çok iyi reflekslere sahip bazı yetenekli gençlerin yılgınlığa kapılmalarının ve kısa sürede bu mevkiden vazgeçmelerinin bir diğer nedeni olmaktadır. "Berlin panteri" Turgay Şeren gibi yetenekli kalecilere sahip olmak istiyorsak bu mevkiyi hem çoğunlukla önemsemeyip geri planda düşünüp, hem de yeri geldiğinde bir takımı kurtaran veya yıkan bir mevki olarak 1 numaraya bir takımın diğer oyuncularından fazla sorumluluk yükleme alışkanlığımızdan vazgeçebilmeliyiz.

0 yorum :

Yorum Gönder

 
Haftadan Kalanlar
Top