Adamın biri bir gün kalbinde duyduğu tehlike sinyalleri nedeniyle kalkıp bir doktora gitmiş;
-Doktor, kalbim bu günlerde deli gibi atmaya başladı, demiş. Doktor başını masasındaki işinden kaldırmadan:
-Atmaması lazım, demiş ve başını kaldırdığında adamın şimşek hızı ile odasından çıktığını ancak görebilmiş. Aradan bir kaç gün geçtikten sonra aynı adam doktorun karşısına dikilmiş:
-Doktor bey sizin söylediğiniz gibi at mamasını alıp yedim fakat bitti, yenisini alayım mı? Doktor yine başını masadaki işten ayırmadan:
-Bitmemesi lazım, demiş. Doktor başını yine kaldırdığında şimşek hızı ile odadan çıkan adamı ancak görebilmiş.

Pekiyi de neden anlattım şimdi ben bu fıkrayı? Son dönemlerde gazetelerimizde hem de önemli sayfalarda "Efendim şu meyve veya şu sebze şu rahatsızlığa iyi geliyor" gibi haberler hızla artmaya başladı. Tabii buna bir diyeceğimiz yok, vatandaş bilinçlenmiş oluyor böylece. İlginç olan; bir ay önce her derde deva diye açıklanan bir sebze veya meyvenin bir ay sonra aslında hiç de öyle bir işlevinin olmadığının açıklanmasıdır. Yani şimdi insana sormazlar mı? Ne oluyorda bu sebze ve meyveler birer ay arayla böyle işlev değiştiriyorlar.
Şimdi siz kendinizi bu türden rahatsızlığı olan insanların yerine koyun; ülkenin en önemli gazeteleri sizin rahatsızlığınıza en iyi gelen sebze ve meyvenin adını veriyorlar. Örneğin prostata domatesin çok iyi geldiğini söylüyorlar. Vatandaş dadanmaz mı domatese? Kilo kilo hatta kasa kasa domates yemez mi? İnsanın yüzü gözü domatese döner mazallah; Vatandaş tüm bağın bahçenin domatesini yedikten sonra hop bir haber; "Prostat için çok iyi geldiği söylenen domatesin aslında bu rahatsızlıkla olumlu veya olumsuz hiç bir ilgisinin olmadığı bilim adamlarınca açıklandı." Ne olur bu durumda? Vatandaş kırmızı kırmızı gezer sokaklarda, biberli bir haberi okuyup yeşilleninceye kadar. 

0 yorum :

Yorum Gönder

 
Haftadan Kalanlar
Top