İlk bölümünden itibaren eskinin 1960-1970 arasının Türkiye'si buram buram ekrana yansıyor. Bir defa eser Adana ve çevresini insanı ile en iyi öyküleştiren Orhan Kemal'in olunca en baştan oturup izlemek istiyorsunuz fakat eserlerin tv dizilerinde lastik gibi esnetilmesine baştan beri karşı olduğumdan diziyi izlemeye de biraz tereddütlü başladım ve ilk bölümden itibaren edindiğim izlenim;eserin gerçekten hakkı verilmiş, oyuncular mekanlar çok iyi seçilmiş.

Şükran Ovalı sanki yıllarca Adana da yaşamış gibi bir hava yaratıyor, sanırım bir kaç bölüm sonra çok daha başarılı sahnelerini izleyeceğiz. İlker Aksum'u özellikle "Küçük Kıyamet" filminde çok taktir etmiştim ve diziler de de doğrusu aynı övgüyü hak ediyor.

1965-1970 arasını bu günkü gelişmiş kentlerin içinde o havayı yaratarak çekmek kolay bir iş değil bu nedenle mekanlar,kıyafetler,kullanılan malzemenin o dönemi anlatması gibi önemli bir zorluk var ve şimdilik bu seçimler oldukça başarılı..Dizinin ilerleyen bölümlerinde biraz daha figürasyon takviyesi yapılırsa çok daha sağlam bir dizi haline gelecek ve sezonluk dizilerin tatilde olduğu dönemde oldukça fazla izleyici topluluğu ile yoluna devam edecektir.

0 yorum :

Yorum Gönder

 
Haftadan Kalanlar
Top