Sigara yasağı, benim gibi sigara içmeyen birinin bakış açısıyla çok iyi denebilecek bir gelişme fakat çevremdeki kirlillik yaratan şeylere baktığımda havayı temiz tutma, insanların sağlığı için çırpınma, gece gündüz yetkililerimizin "Şu insanlarımızın sigaradan zehirlenmesini nasıl engelleriz" düşüncesiyle alındığına çokda inanmıyorum doğrusu. Neden mi? Anlatayım; efendim İstanbul gibi bir kentde yaşıyorsanız ve toplu taşıtları kullanıyorsanız, eski körüklü otobüslerin egzoslarından, havayı kirletebilecek her türlü gazı atmosfere yayarak bu kentin caddelerinde, duraklarında dolandıklarını ve insanların yanından geçerken burunlarını kapattıklarını, bayılma noktasına geldiklerini görürsünüz.

Sigara yasağının başladığı bu gün Mecidiyeköy' de durakta beklerken durakta bir süre yanımızda duran bu eski körüklü otobüslerin yaydığı zehirli gazlardan nefes alamaz hale geldiğimizi görünce, şahsen sigara yasağının bu kent için ne derece birinci öncelikli olduğunu gülümseyerek bir daha anlamış oldum. Bu kentde insanlar sokaklarda bilumum deterjanları sokaklara yayarak halı yıkarlar biliyor musunuz? Siz bu halı yıkama ortamlarından geçerken deterjan kokusundan başınız döner.

Bunları anlatmanın ne yararı var bilmiyorum fakat bütün bu kirlilik yaratan durumları halletmiş bir toplum olarak sigara yasağını gerçekleştirmiş bir ülke olsaydık, ellerim patlayıncaya kadar karar alanları alkışlardım fakat özellikle büyük kentlerimizin yaşadığı çevre kirliliğini düşündükçe sanki elbiseyi bırakıp bir düğmeyle uğraşıyoruz gibi geliyor bana. Yine de toplumumuzun sağlığı için herkese sigarasız temiz bir çevre diliyorum.

0 yorum :

Yorum Gönder

 
Haftadan Kalanlar
Top