İnsanlar yer, ürer, düşünür, düşündükleri ile çevrelerini güzelleştirmeye çalışır. İnsanoğlunun hiçbir zaman düzenli değişmeyen uzun yaşam yolculuğunda çorbada tuzunun olmasına çalışır. Kötü giden birşeyler karşısında üzülür, yardımcı olmaya çalışır. Aklını kullanır ve diğer canlılarla arasında bir fark olsun ister böylece. Yani iyi ki ben fotosentez yapmıyorum demekle bitkiden hemen ayırtedilemez örneğin, hatta öyle davranışlarımız vardır ki hangi mahlükat sınıfına koyulacağımız ile ilgili benim bayağı şüphelerim vardır. Örneğin bolcana yiyip "Diyet diyet" diye kıvanmamız yok mu tam bir komedidir.

Bir uzaylı olarak bu Dünya'da gözlem yaptığınızı düşünün. Sabahdan akşama kadar yiyen bir kalabalık, onlara yiyecek yetiştirmeye çalışan bir başka kalabalık ve o kalabalığın önünde canını kurtarmaya çalışan eti için kovalanan bir hayvan guruhu. "Kes, pişir, yedir" parolası ile boğazlamaların yapıldığı milyonlarca Dünya mezbahası ve bolca yiyen milyarlarca insanın "Diyet diyet" diye bir başka koşturmacası.

Ve siz uzaylı olarak bunlara tanık olup galaksinize dönüyorsunuz ve size soruyorlar "Nasıl insanlar? " "Abi böyle manyaklar görmedim yerkende para ödüyorlar, atarken de" demez misiniz? Zaten siz homini gırtlak bir Dünya ve eziyetli yağ aldırmaları görüp birde Afrika üzerinden geçmiş bir uzaylı iseniz görev yerinizin değiştirlmesi için araya bir torpil felan dahi koymaya çalışırsınız, hani bu hastalık bulaşır, mulaşır mazallah...
 
Haftadan Kalanlar
Top