"Avatar " filmini izlerken, "Artık bu film sinemanın uç noktası, bu filmin sonrasında daha iyi bir filmi sanırım uzun zaman izleyemeyeceğiz" diye düşünmüştüm. Mahsun Kırmızıgül'ün filmini izlerkende bir an sinemamızla ilgili aynı duyguya kapıldım. Gerçekten tarihi filmlerin arka planından modern vapurların geçtiği filmlerden Dünya sinemasına "Bende varım" diyen bir film vardı karşımda. Filmin aksiyon sahnelerinin dışında konunun bir bütün halinde birbirini tamamlaması çok önemli sosyal bir konuyu işlemesi de artı değerlerini oluşturuyor.
Eksileri yok mu tabii var; içeri alınan ikinci Deccal'in hapiste Hacının Din hakkındaki nasihatlerini uslu çocuk gibi dinlemesi, Mustafa Sandal'ın "Şarkı mı söyleyeyim,rolmü yapayım" ikilemi dikkatimi çeken şeylerdi. Bence yarı seansdan sonraki sahnelerle baştaki kadar uğraşılmamış (Haksızlık yapmamak için söyliyeyim en son sahneler bu nitelendirmemin dışında kalıyor.)
Bitlis'te beş minare ile New York'ta beş minarenin yollarının nasıl kesişebildiği, Din ve kan davası ekseninde güzel anlatıldığı bu filmi izleyin derim. 
 
Haftadan Kalanlar
Top