Akşam Tramvay ile eve giderken bir gurup yaşlı Alman turistin kahkahalar içinde yaptıkları neşeli sohbete bakıp ne denli farklı bir Dünya'yı paylaştığımızı bir kez daha anlamış olmanın derin sızısını hissetim yüreğimde. Yıllarca yüksek ücretli işlerinde çalışıp, emekli olduktan sonra da değişik ülkeleri görmeye çıkmış, yüzlerinde ki mutluluk duygusu aynı Tramvayda oturan gençlerden çok daha fazla olan bu insanlar hangi şeyleri çok doğru yapıyorlar da bizim bu günlerde yine kaygıyla baktığımız gelecek günlere bu denli güleç bakabiliyorlar diye düşünmeden geçemiyor insan.

Düşünsenize kaç kuşaktır "Yarın daha güzel olacak" hissini on yıldan fazla yaşayabildi mi bu ülkenin insanı veya bir hasım yaratmadan karşısında yaşamayı öğrenebildi mi? Ne gariptir ki Dün birbirlerinin gırtlağını sıkan düşünceler bu gün bir başka hasım karşısında birlikte aynı meydanlarda yan yana yürüyebiliyorlar ve bu arada yaşanmış binlerce acı "O halde neden?" diye haykırıyor sanki geçmişten. Kırklı yaşların ortasında biri olarak yine bir kavga ortamına sürüklenen ülkemizin insanlarının bir asma köprünün üstünde karşı karşıya gelişini görmek ve o köprünün üstünde kavgalara tanık olmak ve o köprünün artık çok fazlada dayanamayacağını bilmek gerçekten üzüntü verici.

Aslında ülkemizde sorulması gereken en önemli soru sanırım; "Nasıl oluyorda belli periyotlar içinde bir birbirine hasım olabilecek kitleler yaratılabiliyor? " sorusudur. 
 
Haftadan Kalanlar
Top