Tezene, bağlama da telleri vurulması için plastikten yapılmış araçtır. Toplum olarak çoğumuz elimize bağlama alıp bu tezeneyi acemi darbelerle saz tellerine vurmuşuzdur ve genellikle çıkardığımız ses bizi bile rahatsız edecek teneke sesi olmuştur.

Bazı insanlar işte o tezene ile saz tellerini iki aşığı buluşturur gibi buluşturmuşlardır. Neşet Ertaş da bu ustalardan en önde yer alanlardan biriydi, ustalığı sadece telleri tezene ile konuşturmasıyla sınırlı değildi; yürek tellerimize ok gibi saplanan türkülerin bir çoğunun üreticisi de kendisiydi. Çocukluğumuz da Mahsuni Şerif için; "Bir çiçeğe bakıp ondan binlerce türkü yaratır" denilirdi, gerçekten Mahsuni Şerif, Neşet Ertaş sazları ve sözleri ile mucizeler yaratan ustalardı.

Neşet Ertaş üstat Almanya'da bir süre hapiste kalır ve ne yazık ki kimse arayıp sormaz; bu vefasızlık kendisini çok üzerken yazdığı romanlarla Torosların Kekiğinin kokusunu iliklerimize kadar hissetmemizi sağlayan bir başka ustadan, Yaşar Kemal'den ; "Bozkır Tezenesi geçmiş olsun" diye bir mesaj gelir ve Neşat Ertaş'ın adı böylece Bozkır Tezenesi diye anılır.

Ve ne yazık ki bu değerler giderek kaybolup gidiyor; Neşat Ertaş'da Aşık Mahsuni gibi sazını yüreklerimize asıp gitti ve türküler biraz daha öksüz kaldı.
 
Haftadan Kalanlar
Top