Cumhurbaşkanlığı için CHP ile MHP ortak aday olarak Ekmeleddin İhsanoğlu'nu aday gösterdiğinde Kemal Kılıçdaroğlu'nun  kararını oldukça cesur bulmuştum. Birincisi CHP tarihinde rastlanmayacak şekilde MHP ile birlikte bir seçime kol kola giriyordu, ikincisi bulunan aday parti tabanının öncelikle benimsemeyeceği biriydi. Yani seçim kaybedildiğinde  suların ısınacağı o günden belliydi. O gün Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu seçeneği düşündüğü fakat parti içinde tabanda oluşan gücüne güvenerek radikal bir karar aldığı kurultay resti ile artık daha iyi anlaşılıyor.

Aslında uzun zamandır partide oluşan kurultaya gitme havası bu gün ete kemiğe bürünmüş bulunuyor, Kılıçdaroğlu'nun karşısında oluşan muhalefet farklı olarak Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra Muharrem İnce gibi parti içinde önemli bir güç olan bir lider bulmuş gibi görünüyor. Kurultaya kadar geçen süreç de  Deniz Baykal tarafının eklenmesi ile muhalefetin güçleneceği bir öngörüsü bu gün kıran kırana bir kurultayın geçeceğinin belirtilerini gösterse de yazının başında da belirttiğim gibi Kemal Kılıçdaroğlu artık partiyi çok daha iyi tanıyor ve  bence Cumhurbaşkanı adayı belirleme sürecinde dahi böyle bir kurultayın hesabını yaptı. Yine de siyasi arena her an değişmelere ve sürprizlere açık, son an da bir barış diyaloğu da olabilir...
 
Haftadan Kalanlar
Top