Uzun zaman Tiyatro'dan uzak olduğumu düşünerek öğrenciliğim döneminde sık ziyaret ettiğim Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'ne uğradım,eski yerinin sıcak karşılayan kapısından ziyade yeni yer sanki biraz soğuk binalar içine sıkışmış gibi geldi bana. Girişinden salon ve sahneye kadar yeni tiyatro anlayışı göze çarpıyor. Sahne Teknolojinin bütün nimetlerinden fazlasıyla yararlanıyor, 12.Gece oyununu izlerken bir nevi 3d tiyatro havasında izledim. Belki de bu hava gençlerin tiyatroya daha fazla ilgi göstermesini sağlamış gibi, salon seyircisinin büyük bölümü öğrencilerden oluşuyordu diyebilirim.
Gelelim oyuna;
Shakespeare'in en sevilen komedilerinden biri olan 12. Gece'de, ikiz kardeşler Viola ve Sebastian, bir gemi kazasından sonra, birbirlerini öldü sanıp ayrı düşerler. Viola, Illyria dükü Orsino'nun hizmetine girebilmek için erkek kılığına girer. Orsino adına güzel Olivia'ya kur yapmakla görevlendirilir. Olivia ise kardeşinin ölümünden sonra yastadır ve ayağına gelen herkesi geri çevirmektedir, ta ki şimdi erkek kılığındaki Viola'ya aşık olana dek. Bu sırada, Olivia'nın dayısı Tobi, tutucu hizmetkar Malvolio'ya şamatalı bir oyun oynarak, bu cümbüşlü kimlik yanılması ve karşılıksız aşk hikayesini iyice kızıştırır.
Oyuncular gerçekten oldukça başarılı bir sahne koyuyorlar ortaya fakat bir boks sahnesi var ki yükselen oyunculuk ve öykü havasını alıp yerlere vuruyor. Özellikle bir kandırma sonunda ev sahibesinin kendisine aşık olduğuna inanan malvolio rolünde ki Levent Öktem'in ve soytarı Feste Özge Özder'in sahne performansları özellikle görülmeye değer.
 
Tiyatro hep güzel hep anlamlı, bir zaman iyi bir sinema izleyicisi olmam nedeniyle uzaklaştığım bu güzel ortama sinemanın kendini tekrarlayan durumundan faydalanıp fazlasıyla zaman ayıracağım. 


0 yorum :

Yorum Gönder

 
Haftadan Kalanlar
Top