Önce tarihin en önemli oyalama süreçlerinden biri başlıyor diyeyim de ben de yazıma bir çığır açmış olayım. Hani yeni trend bir ifade vardır ya "Yahu he he" işte böyle bir süreç başlattı Avrupa Birliği; dağ gibi mülteci akını kendi sınırlarını aşıp şehirlerine aktıkça seli bir süreliğine durdurup ne yapabiliriz acaba süreci kazanmak istediler ve akıllarına kurtarıcı olarak Türkiye geldi.
Türkiye zaten mülteci selini bütün varlığı ile yaşayan ülke olarak seli fırsata çevirmenin sevinci ile artık çok iyi tanıdığı Avrupa Birliğinin teklifini büyük memnuniyetle karşıladı. Avrupa Birliğinin mülteciler için "Siz bu akını sınırlarınız içinde tutun, alın size masraflar için şu kadar para" mantığı anlaşılır görünse de insan temelli oluşturulan koca kulenin bir kaç önemli kolonunu yıpratmaya yetti çünkü Avrupa "Aman bu insanlık sorunu benden uzak halledilsin" diyerek kendi felsefesinin önemli bir bölümünü kendi elleri ile çökertmiş oldu.
Şimdi bu süreçte bir de Türkiye için vize şartını kaldırdığını düşünmek Avrupa nezlinde sarsıntının gücünü arttıracak ve Birliğin en önemli gücü olan İngiltere'nin zaten ayrılmak için başlayan sürecini hızlandıracaktır.
 Bir fıkrayı hatırlamadan yazıyı bitirmek olmaz;
Hitler üç esir yakalamis, Ingiliz, Fransiz ve bir Yahudi.
"Size soru soracagim, bilirseniz sizi birakacagim" demis. Ingiliz'e sormus "Titanik kaç yilinda batti?" Ingiliz hemen cevap
vermis "1912" diye.
Hitler göndermis Ingiliz'i.
Fransiz'a sormus bu kez: "Titanik'te kaç kisi
öldü?" Fransiz cevap vermis :
"1050".
Hitler, "Tamam, sen de gidebilirsin" diye özgür
birakmis Fransız'ı.
Ve Yahudi'ye dönmüs; "SAY LAN İSİMLERİNİ..!"

0 yorum :

Yorum Gönder

 
Haftadan Kalanlar
Top